3 Ocak 2012 Salı

KARAOKE




Şahsen ben yararlanıyorum.  

Sahnede sunum yaparken heyecandan bir ileri bir geri giden, mikrofon görünce kaçacak delik arayan ben şimdi yalvarsan bırakmıyorum o mikrofonu elimden. Evde, işte, partide, her yerde elimde mikrofon parçadan parçaya geçiyorum, ara nağmeler atıyorum, çift ses yapıyorum! Kendimce tabii. Dinleyicilerime hissettirmek istediğim duygular bunlar ama hepsinin bir karganın ötüşünden öte bir şey duymadığına eminim. Karaoke, japoncada "boş orkestra" demek. Fakat benim için orkestra dolu, ben boşum. Sesim pert! Çıkamadığın seslerde mikrofonu kendinden uzaklaştırmak, içine doğru söylemek ya da kelimeleri yutmak gibi ucuz numaralarla icra ediyorum her parçayı. Ama söylemek istiyorum, her parçayı söylemek istiyorum!

Karaoke gösterdi ki aslında herkesin içinde bir assolist yatar. Duşta banyo süngerine bağıran, gaza geldi mi deodorantı, diş fırçasını mikrofon yapıp çılgın atan herkes o  mikrofonu eline almak istiyor. Amaç eğlendirmek  değil de eğlenmek olunca sesin iyiymiş kötüymüş bir şey de fark etmiyor. Şarkılar birlikte söyleniyor, unutulan sözlere birlikte gülünüyor, koca koca adamların sönen balondan çıkan gaz sesi gibi ses çıkarmasına aldırış edilmiyor! "Biz biliyoruz da mı söylüyoruz" mottosuyla mikrofon elden ele dolaşıyor, eğlenceye devam ediliyor. Ta ki herkesin içindeki o uyanan assolist gerçekten sahne almak isteyene dek! 


Hem de ne arabesk! Damar! Acılı arabesk! 

Evet Türk milleti olarak özümüz arabesk, bunu istiyoruz! Eğlenceli parçaların, eller havayaların ardından herkes mutlaka bir arabesk parça okumak istiyor. Biraz önce "Haydi lili lili yar" diyen adam "bir tek dileğim var mutlu ol yeter" diye inletiyor ortamı, "bebekte üç beş tur atarım" diyen abla "ben insan değil miyim" diye haykırıyor. Moda girdiğinde de çıkamıyorsun, daha fazla hep daha fazla istiyorsun. O da vardı, şunu da söyleyelim, bunu unuttuk derken tüm repertuvar ortaya dökülüyor, eğlenmek için başladığın karaoke macerası bir anda ızdıraba dönüşüyor! Acıdan zevk alır hale geliyorsun! Acı! Daha fazla acı!

"İçimiz parçalandı be, yeter artık" demesiyle ekip şen şakrak şarkılara geri dönüyor, çiftlerin dans etmesi için bir iki romantik parçanın ardından marş niteliğindeki parçalar seslendiriliyor hep bir ağızdan. Acılarla terbiye olan bünyeler, ufacık neşe kırıntısını coşkuyla karşılıyor ve gecenin adı koyuluyor:

"Ne eğlendik bu akşam ya!"

Karaoke eğlendirir! "Aman ben beceremem" demeyin, alın mikrofonu elinize, patlatın bir parça. Hem herkes bülbül olmak zorunda değil ki! Zaten karaoke, senin benim gibi kargalar için var!

Tüm karga kardeşlerim, sizler için söylüyorum.


MFÖ - Ali Desidero



Eşlik eden Uygar Üstün'e sonsuz teşekkürler


Share

0 yorum :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
;