17 Nisan 2012 Salı

TELEVİZYON AŞKLARI



<< "Seni uzaktan sevmek
Aşkların en güzeli
Alıştım hasretine
Gel desen gelemem ki" >>

Dominiktesin be ablacım, nasıl geleyim? Vize işlemleri, 12 saat uçak derken sana giden heyecanlı yollar eziyete dönüşür. Sen gel! Bir çay kahve içeriz ne bileyim hindistan cevizi filan yeriz sen alışmışsındır. Tropik esanslı oda spreyi de aldım, koklaya koklaya otururuz.

Aslında bu ne ilk, ne de son olacak. Hayata erkek gözüyle öğrendiğimden bu yana "televizyondaki" karşı cinse olan ilgim çeşitli evrimler geçirmesine karşın sürekli devam etti. 

Her şey "DADI" dizisiyle başladı. 

Gelin itiraf edelim. Modeli 85-88 arası olan her erkek o dönem Dadı'yı sadece  Sinem Kobal  çıkacak diye izlemiştir. Küçüktük fakat yaşıttık. O ünlüydü, televizyondaydı, sarışındı! Nasıl hayran olmayalım ki? O erkek tayfası ki itiraf edemez yine ama yaz tatili sabahları her gün "SELENA" 'yı da yine kendisi için izlemiştir, göz ucuyla.  Küçük sırlara da göz kırpmış, saf ve temiz duygularıyla sevdikleri kişinin dizide bile olsa başkasının sevgilisi olduğunu, hatta öpüştüğünü görünce "bu ne saçma dizidir arkadaş" deyip kötü oyunculuktan dem vurmuştur. Yine de kendisi gönüllerde hep "Dilara" olarak kalmıştır, kalacaktır. 

Benim için sonrasında "Akademi Türkiye" geliyor

Pınar Aydın; ne değişik saçları vardı! Kıvır kıvır, böyle bir acayip. Sanırsam saçlarına vuruldum o dönem. Ya da bilmiyorum, güzel bir sese sahip olmanın kıymetini idrak ettiğim dönemde güzelliğiyle bunu kombin ediyor oluşuna da olabilir. O dönemin statü göstergesi bilgisayardaki "TV Kartı" sayesinde aile eşrafı televizyondan izlerken ben bilgisayarda O'nun performansını kaydeder, arşivlerdim. Kim bilir nerede o kayıtlar yine kim bilir nerede Pınar?


Daha sayayım mı?




Dahası da var;



Hızımı alamayıp anne ve babayı da alet etmişim platonik televizyon macerama. İsmini dahi bilmem. Zaten gelinliği de giydikten sonra bir daha göremedim, büyük olasılıkla dediğim gibi hazır giyinmişken everiverdiler. Kaçırdık iyi mi!

Daha kim bilir kimler var arada ismini hatırlamadığım. Yabancıları saymıyorum bile...

"Televizyondaki" karşı cinse duyduğum ilgi bitecek gibi görünmüyor. Her yeni dizi, her yeni yarışma, her yeni program benim için yeni bir Aşk... ya da adı her neyse...

Bu arada Begüm, naber ya?

Not: Yazıda ismi geçen kişilerin affına sığınma başvurularımız yapılmıştır. Gecenin bir yarısı eli sopalı adamlar bitmesin de kapımızda, aman diyeyim. 



Share

1 yorum :

Adsız dedi ki...

İnternette takılmak varken siz hâlâ sınalgı mı izliyorsunuz?

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
;