5 Haziran 2012 Salı

SEN ARKA KOLTUKTA HOŞ BEŞ, BEN PEDICAB'DE ÇİLEKEŞ



Sanmayın ki pedicab çilesi fiziksel bir çile. Seleyi artık kıçında hissetmediğin gün, pedicab bedeninin bir parçası oluyor. Taşıdığın elli değil beş yüz elli kilo olsa fark etmiyor, yürümek ile eşdeğer oluyor pedicabe binmek. Esas çile: Müşteriler! Hep iş çıkışı evine gitmek isteyen takım elbiseli abiler, tatile gelmiş çocuklu aileler binmiyor ki pedicabe sadece istediği yere götürüp paranı alasın! Bitmiyor istekleri!  

Bir beyzbol maçı galibiyeti sonrası adrenalini tavan yapmış bir genç grup geldi pedicab durağına. "Biz iki pedicab istiyoruz ama yarışacağız" dediler. Amerikalı ya gaza getirmeyi de pek iyi beceriyor "Kazanana 20 dolar fazla". Yahu yarış atı mıyız biz? Bir de bahis oynuyorlar üstümüze! Yarışmadık değil tabii, yani onlar yarıştığımızı sandı. Biz iki arkadaş, parayı paylaşmaya çoktan anlaşmış şekilde yan yana gittik yolda. Bir ben geçiyorum "oooo" çekiyor arkamdakiler, bir arkadaş geçiyor "yeah" çekiyor Ondakiler. Eğlendirdik milleti iyi mi!

San diego tam bir organizasyon şehri. Her yıl, çizgi roman fanatiklerinin bir araya geldikleri bir buluşma gerçekleşiyor, Comic Con. Şehri bir anda süper kahramanlar kaplıyor. Evet ben de onlardan biriydim Karşınızda donlu yarasa adam:


Böyle bir sempatiklik olsun, ilgi çekeyim istedim. "Hey ben batman! Batmobilimle bir şehir turuna ne dersin" derim, artistlik olur dedim. Tabii sanıyorum ki kedi kadınlar binecek. Bu işin Joker'i olduğunu unutmuşum!


Bakmayın güldüğüme, bütün yol eziyet etti herif. "Nihahahahaha" diye gülüyor pelerinimi çekiyor, ayağa kalkıyor arkamdan türlü türlü hareketler yapıyor. Hayır göstereceğim süper güçlerimi, ayıp olacak! 

Müşteri ile münasebet bundan da öteye gitmesin çok istedim ama sanırsam kaşındık. Yine her yıl, San Diego'da Lezbiyen & Gay yürüyüşü, karnavalı gerçekleşiyor: Gay Pride. Yüksek katılım olmasından ötürü pedicabciler iş yapabilmek adına bu karnaval bölgesine gidiyor. Biz de gittik! 

Cinsel tercihlerine saygım sonsuz fakat herkesi kendileri gibi zannediyorlar orada. Ben ise en "düz" halimle sadece taşımak istiyorum onları bir yerden bir yere. Adamlar oturuyorlar koltuğa, önlerinde direkt benim popo! Zorlanınca ayağa kalkıp sürmek zorunda kalıyorum, arkadan "oh yeah" sesleri yükseliyor! İstemeden şov yapıyorum adamlara! İnerken boncuklu kolye verip öpmek istediler. Dedim "İstemez, kolye de öpücük de sende kalsın".  

Tüm bu çilelerin yeri geliyor, mükafatı da oluyor haliyle. Şık bir italyan restoranın önünde bekliyordum. İki erkek bir kadın, üçüncüye benim pedicabimin önünde sigara içmeye çıktıklarında sohbet iyice ilerledi, birden kendimi sofralarında buldum.  


Bütün bir cumartesim onlarla geçti. Bin dolar hesap ödendiğini hatırlıyorum. İstekleri bitmiyor dedim ya, öyle bir hesaptan sonra pedicabe de para vermek istemedi adam (soldaki), geçti kendi kullandı! Ağaçtan pedicabi sökerken, hala daha iyi kullandığını iddia ediyordu...

Bir de kısa bir hollywood yıldızı maceram var:

Legen...wait for it....



....dary! Legendary!  

Neil Patrick Harris'i tesadüf gördüm yolda, telaşla bir yere gidiyordu. Adını o an hatırlayamayıp "Hey, man!" diye bağırdım sokakta. Hissetmiş olsa gerek, döndü. Müşteriler ile şakalar komiklikler seviyesinde İngilizceye sahip ben "eeee ımmm aaaa, foto" diyebildim sadece. Sonuç budur.

Tüm çileli maceralarına rağmen bugün her saniyesini gülerek, keyifle hatırlıyorum. Gay pride'ı bile! 

Yalnız Amerikalıların bu pedicab sevdasına bir girişimci el atsın. Ne bileyim bir pedicab pisti filan oluştursunlar, millet kiralayıp kullansın, yarışsın. 

Sonra bize salça oluyorlar...

Bir sonraki yazı  :  Los Angeles Six Flags Eğlence Parkı


Share

6 yorum :

MaceraperesT dedi ki...

çok eğlendim okurken:)) Barney resmen ışık saçıyor yaaa. çok kıskandım. umarım ben de görebilirim onu. Los Angeles'ta mı gördün?

Bertuğ Oymak dedi ki...

@MacerapersT teşekkürler :) San Diego'da, Comic Con için gelmişti. İyi biri :)

Adsız dedi ki...

geyleri, çıkıntısı olan herkese ilgi duyan insanlarmış gibi görmekten vazgeçin.. ve yukarıdaki yazının sahibi, kusura bakma da kim sana salça olsun la tipsiz.

Bertuğ Oymak dedi ki...

@Adsız Öyle gördüğüm yok, tercihe saygı duyduğumu da belirttim. Anlattığım hikaye bir görüş değil yaşanmışlıktır ve senin çizdiğin imajı yansıtmasın diye itina ile rötuşlanmıştır. Gay pride'da yaşananlar çerçevesinde pek bir masum kaldığını da belirtmek isterim. Salçalık mevzusunu da yanlış anlamışsın. Onun cinsellikle bir ilgilisi yok, sadece Amerikalıların pedicab kullanma isteklerini anlatıyor.

Adsız dedi ki...

tamam o zaman.. ama eş cinsellik tercih değildir unutma, doğanın kodladığı bir şeydir, ergenlikte açığa çıkar ve tıpkı zıtcinsellik kibin duygusal-bedensel yaşanmaya başlar. gerçi, türkiye gibi paçoz ülkelerde bi türlü başlayamaz. zıtcinseller iyi-kötü ilişkiden ilişkiye koşarken eşcinseller kendilerine bile açılamaz.. yazı güzel olmuş. haydi kolay gele..

Adsız dedi ki...

Ya arkadaşlar inanmayın bu balmumundan heykeller var ya onun oraya gitmiş bu arkadaş kesin, yoksa ne Joker ne Barney yok yani yanında, o bisikleti satıyor mudur nedir reklamını yapıyor, sizde buna hemen inanıyorsunuz, gerçek bi Türk genci olsa elin amerikalarında çalışmaz gelir ülkesinde çalışır zaten.

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
;